Ne Yapıyoruz

Fikri mülkiyet hırsızlığına konu sahte, taklit ve kaçak ürün ticareti küresel çapta başta ekonomi ve sağlık gibi temel unsurları tehdit etmektedir. Fikri mülkiyet hırsızlığına konu taklit, sahte ve kaçak ürün ticaretinden önce fikri mülkiyet haklarını açıklamak gerekirse, fikri mülkiyet hakkına konu ürünler, fikir ve sanat eserler yani telif hakları ve başta marka patent ve tasarımlar olmak üzere sınaî mülkiyet hakkına konu ürünler olmak üzere iki gruba ayrılır.

Telif hakları (copyrights) kendi içinde dört ana kategoriden oluşur. Bunlar; yazılımlar da dahil olmak üzere ilim ve edebiyat eserleri, müzikal eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleridir. 

Telif Hakları, genellikle manevi, ekonomik ve karma yetkiler olarak tanımlanan ve eser sahibinin eseri üzerindeki münhasır hakları olarak tanımlanır. 

Bununla beraber, telif hakları ile eser sahibinin yanı sıra yayınevi, yapımcı gibi eserlerin tüketiciye ulaşmasında rol oynayan aktörler de korunur.

Sınaî mülkiyet hakları (industrial property rights) ise başta patent, marka ve tasarım gibi hakları kapsayan bir üst kavram olmakla beraber, sanayi alanında buluşlar ile marka ve ticaret unvanı gibi ayırt edici ad ve işaretleri taşıyan ürünlerin üretim, satış ve satışa arzını belirli sürelerle hak sahiplerinin tekeline bırakmaktadır.

Marka, bir işletmenin mallarını ve hizmetlerini diğer işletmelerin mallarından ayırt etmeye yarayan işaret olarak tanımlanır. İsim, harf, figür, renk kombinasyonları gibi herhangi bir işaret ve işaretler grubu olabilen ticari markalar, sahiplerine kullanım için münhasır hak verirken, başkalarının izinsiz olarak bu işaretleri veya benzerlerini, aynı veya benzer ürünlerde kullanmalarını engeller. Ancak fikri mülkiyet hırsızlığının en yoğun görüldüğü alan da yine marka hakkı ihlalleridir.

Patent, sanayiye uygulanabilir, yeni ve bir buluş basamağı içeren bir ürünün sahibine ilgili kurum tarafından belirli bir süre için verilen, buluşun başkalarınca üretilmesine izin vermek ve izinsiz üretimini engellemek hakkını münhasıran sağlayan belge olarak tanımlanır.

Tasarım, bir ürünün tümünün veya bir parçasının veya ürün üzerindeki bir süslemenin¸ çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütün olarak tanımlanır.

Fikri mülkiyet haklarına yönelik gerekli ulusal ve uluslar arası korumaya yönelik gerekli yasal düzenlemelerin mevcut olmasına rağmen günümüzde OECD (Organisaion for Econonic Co-operation and Development) yani Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü tahminlerince taklit, kaçak ve sahte ürün ticareti, dünya genelinde 500 milyar doların üzerindedir. Türkiye'de ise taklit, sahte ve kaçak ürün ticareti 20 milyar doların üzerinde tahmin edilmesiyle birlikte fikri mülkiyet haklarına yönelik yeterli farkındalık çalışmalarının eksikliği ve taklit ürün satışına yönelik etkin mücadelenin yapılamıyor olması nedeniyle gerçeğin çok daha altında olan tahminlerdir. 

Başta; İlaçlar, gıda ve içecekler, giyim eşyaları, alkollü içkiler, otomotiv ve aksam sistemleri, elektrikli aletler ve elektronik ürünler, tütün ürünleri, akaryakıt, parfüm, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri olmak üzere neredeyse her alanda yaygın bir biçimde üretimi ve satışı yapılan taklit, sahte ve kaçak ürün ticareti, ekonomik zararın yanında sağlık ve istihdam alanında da telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir.

Taklit, sahte ve kaçak ürün ticaretinin ekonomik etkilerin yanında, düşük kaliteli, uygunsuz, standartların altındaki malzemeden bu ürünler, insan sağlığı için ciddi sağlık ve güvenlik riskleri oluşturmaktadır. Öyle ki, tüketici gözünde taklit, kaçak ve sahte ürünler masum olarak algılansa dahi sadece G20 ülkelerinde yılda 3000 kişi taklit ve sahte tüketici ürünleri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. 

Taklit ve sahte ürünlere yönelik üretim faaliyetlerinin en önemli ekonomik yönden etki alanlarından biri de istihdam olup, bu tür üretim faaliyetlerin varlığı nedeniyle istihdamın, hak sahibi firmalardan hak ihlali yapan ve genellikle daha kötü çalışma koşullara sahip firmalara kaymasına yol açar.

Bunun beraberinde ise, iş güvenliği de dahil her türlü güvenceden yoksun ve tehlikeli çalışma koşullarında güvencesiz ve kayıt dışı işçilerce yani adeta köle gücüyle üretilmektedir. Bu durum, söz konusu taklit ürünlerin lüks ürün olması durumunda da aynen geçerlidir. Bunun yanı sıra, taklit ve sahte ürünlerin ulusal ekonomide üretilmeyip yurt dışından gelmesi durumunda ise istihdam alanının tamamen üçüncü dünya ülkeleri başta olmak üzere başka ülkelere kaydırılması sonucunu da doğurmaktadır.

Nasıl Yapıyoruz?

Fikri mülkiyet hırsızlığına konu taklit, sahte ve kaçak ürünlerle mücadele küresel anlamda pek çok ülkenin gündemindedir. Ancak başta hükümetler ve sektör temsilcilerinin, ulusal ve uluslar arası düzeyde işbirliği içinde çeşitli girişimlerde bulunması ve alınan önlemlere rağmen; taklit, sahte ve kaçak ürün ticaretinin boyutu sürekli olarak genişlemeye devam etmektedir. Başta internet olmak üzere teknolojinin gelişimi ve birçok internet kullanıcısın fikri mülkiyet hakları konusunda bilinçsizliği de bu gelişmenin nedenleri arasındadır. 

Bu nedenle We Protect Your Brand Projesi kapsamında geliştirdiğimiz uygulama, haberleşme ağır ve alanında uzman marka dedektifleri, 3000'den fazla marka gönüllüsü ve alanında uzman fikri mülkiyet avukatlarıyla teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak fikri mülkiyet hırsızlığına konu taklit ürünlerin tespitini yaparak, yasal süreç adına gerekli delilleri toplayarak marka sahiplerinin haklarını koruduğumuz gibi düzenli aralıklarla yaptığımız seminerler ve farkındalık çalışmalarıyla da tüketicileri bilinçlendirmekteyiz. 

Düşünsel emeklerle üretilen fikir ve sanatsal eserleri üzerindeki hakkının telif hakkı kapsamında; marka, patent, tasarım endüstriyel (sınai)  mülkiyet hakları ise sınai mülkiyet hakkı kapsamında koruma altındadır. 

Elbette her hak için olduğu gibi, bu hakların da korunması için bazı yöntemler öngörülmüştür. Firmaların ve kişilerin fikri mülkiyet hakkına tecavüz edildiği durumda  açılabilecek hukuk ve ceza davaları mevcuttur. 

Telif haklarına tecavüzün şekline ve şartlarına bağlı olarak kanunda bu konuda bazı suçlar öngörülmüştür. Aynı şekilde marka hakkına tecavüz durumu kapsamında ceza davalarında bu suçlar araştırılır ve suçun varlığı tespit edilirse kanunda öngörülen cezalar uygulanmaktadır. 

Bu cezalar hapis cezası ve para cezasının çeşitli miktarlarıdır. Yalnızca tasarım hakkına tecavüz durumunda tespit, önleme, durdurma ve tazminat davaları başta olmak üzere hukuk davaları açılabilmektedir. Hukuk davalarında ise henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşebileceği öngörülen tecavüzün önlenmesi yolunda açılan tecavüzün önlenmesi davası, var olan ve devam eden bir tecavüzün sona erdirilmesi yolunda açılan tecavüzün durdurulması davası ve tecavüzden doğan zararların giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davaları yer almaktadır.

Bizler, We Protect Your Brand Projesi kapsamında bu alanda uzmanlaşmış ve fikri mülkiyet hukuku kapsamında gerekli eğitimleri verdiğimiz, marka gönülleri, marka uzmanları, marka dedektifleri ve uzman marka dedektiflerimiz aracılığıyla bizimle çalışmak isteyen firmalara ait fikri ve sınaî mülkiyete tabi ürün ve eserlere ilişkin fikri mülkiyet hakkı ihlalleri tespit ederek, yasal süreç adına delil araştırması ve dava takip hizmetlerinin koordinasyonunu üstlenerek günümüzde milyarca doları bulan fikri mülkiyet hırsızlığını önleyici ve tazmin edici bir çalışmayı üstlenmekteyiz.

Bu kapsamda Fikri Mülkiyet Hukukunun, kendine has bazı kuralları içeren bir alan olması nedeniyle de genel hukuk bilgisinin yanında bu alandaki özel bilgilere de hakim olunmasını gerektirmektedir. Birlikte çalıştığımız Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzman hukuk bürolarıyla senkronize şekilde bir biçimde çalışarak Fikri Mülkiyet Haklarının korunması adına gerekli hukuki hizmetleri de sağlamaktayız. 

UYGULAMAYI İNDİR

WPYB Apple Store WPYB Google Play
  • WPYB Türkiye | Markanızı Koruyoruz
  • WPYB Türkiye | Markanızı Koruyoruz