Fikri Mülkiyet Hakkı İhlali Nedir?
Bir marka, tasarım, patent ve telif hakkının hak sahibinin izni olmadan, yasa dışı bir biçimde üretim, satış, satışa arz gibi kullanımları genel olarak fikri mülkiyet hakkı ihlali veya fikri mülkiyet hırsızlığı olarak tanımlanmaktadır.
Fikri mülkiyet haklarına yönelik gerekli ulusal ve uluslar arası korumaya yönelik gerekli yasal düzenlemelerin mevcut olmasına rağmen günümüzde OECD (Organisaion for Econonic Co-operation and Development) yani Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü tahminlerince taklit, kaçak ve sahte ürün ticareti, dünya genelinde 500 milyar doların üzerindedir. Türkiye'de ise taklit, sahte ve kaçak ürün ticareti 20 milyar doların üzerinde tahmin edilmesiyle birlikte fikri mülkiyet haklarına yönelik yeterli farkındalık çalışmalarının eksikliği ve taklit ürün satışına yönelik etkin mücadelenin yapılamıyor olması nedeniyle gerçeğin çok daha altında olan tahminlerdir.
Başta; İlaçlar, gıda ve içecekler, giyim eşyaları, alkollü içkiler, otomotiv ve aksam sistemleri, elektrikli aletler ve elektronik ürünler, tütün ürünleri, akaryakıt, parfüm, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri olmak üzere neredeyse her alanda yaygın bir biçimde üretimi ve satışı yapılan taklit, sahte ve kaçak ürün ticareti, ekonomik zararın yanında sağlık ve istihdam alanında da telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir.
Yasal çerçevede bakıldığında bir fikri mülkiyet hakkına bir ürünün başkaları tarafından haksız kullanımı yani fikri mülkiyet hakkının ihlali durumunda hak sahibinin bu tür haksız kullanımları takip ederek yetkili mahkemelerde dava açmak suretiyle mevcut veya muhtemel ihlalleri önlemesi mümkündür.
Örneğin, marka hakkının ihlal edilmesi durumunda marka hakkı sahibi hukuki yollara başvurabilecektir. Marka hakkına tecavüz edilmesinin hem cezai hem de hukuki sonuçları vardır. Tecavüzün tespitinin ardından marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler uygulanacak olup suçun niteliğine bağlı olarak 1-3 yıl hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası ile kişilerin cezalandırılması öngörülmüştür. Tecavüz eyleminden zarar görmüş olan marka hakkı sahipleri maddi ve manevi tazminat davası da açabilecektir.
Ancak bu konuda yeterli çalışma, duyarlılık ve farkındalık çalışmalarının eksikliği nedeniyle ne yazık ki aşağıda açıkladığımız zararlar sürekli şekilde doğmaya devam etmektedir.
Taklit, Korsan ve Sahte Ürün Nedir?
Taklit ürün, ambalajı da dahil olmak üzere, izinsiz şekilde hak sahibinin aynı veya benzer bir ürünü için tescilli markası veya esas yönleri itibariyle bu markadan ayırt edilemeyen bir markayı taşıyan, bu yolla Sınai Mülkiyet Kanunu vb. mevzuat hükümleri uyarınca güvence altına alınan hakkı ihlal eder nitelikteki eşyayı, ifade eder.
Korsan ürün ise, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre telif hakkı veya bağlantılı haklar veya tasarım hakkına konu eşyanın hak sahibinin veya bu hak sahibi tarafından üretim yapılan ülkede yetkilendirilen kişinin rızası dışında kopyalanan veya bu kopyaları içeren ürünleri ifade eder. Bu ürünler fiziki olabileceği gibi teknolojinin yaygınlığı nedeniyle dijitalleştirilmiş ürünler de olabilmektedir.
Fikri Mülkiyet Hakkı İhlallerinin Etkileri Nelerdir?
Taklit, Sahte ve Kaçak ürünler nedeniyle ortaya çıkan zararlar, ekonomik, toplumsal, sağlık yönünden oluşan zararlar başta olmak üzere üreticiler, tüketiciler, çalışanlar ve ülke ekonomileri olmak birden fazla birey ve kuruluşu olumsuz yönde etkilemektedir.
Hak sahibi üreticilere yönelik etkileri, başta taklit ürün ticareti nedeniyle ekonomik olarak ciddi hak kayıpları yaşayan üreticiler mahrum kaldıkları ekonomik zarar nedeniyle çalışanlarına gerekli istihdamı sunamamakta, Ar-Ge faaliyetlerini askıya alma tehlikesiyle karşılaşmakta, bir çok tüketicinin orijinal ürün sanarak aldığı taklit veya sahte ürünler nedeniyle zarar görmesi nedeniyle de itibar kayıpları yaşamaktadır.
Tüketicilere yönelik etkileri, sadece G20 ülkelerinde taklit veya sahte tüketici ürünleri nedeniyle yılda 3000'in üzerinde insan hayatını kaybetmektedir. Bunun yanında sadece fikri mülkiyete saygısı olmayan, sağlık ve güvenlik endişesi taşıyan, bütçe kısıntısı veya ucuz ürün tedarik amacıyla yani bu ürünlerin yasal ürün olmadığını bildiği halde fiyatları daha ucuz olduğu için birçok tüketicinin taklit veya sahte ürünleri talep ettiği düşünülse de esasen azımsanamayacak oranda tüketici de taklit bir ürünü satın alırken ya tamamen kandırılarak yani bu ürünleri yasal ürün zannederek alırlar. Özellikle tanınırlık düzeyi belli bir noktadan olan mağazalar ve otellerde de taklit ürün satışının yaygın şekilde yapıldığı da göz önüne alındığında bir çok tüketicinin kandırıldığı ve yaşamlarının riske atıldığı ortada olan bir durumdur.
İstihdama yönelik etkileri, hak sahiplerinin satış hacimlerinde düşüş nedeniyle istihdamın hak sahibi firmalardan hak ihlali yapan ve güvencesiz ve uygunsuz koşullarda yani genellikle kötü çalışma koşullara sahip firmalara kayması taklit ve sahte ürün ticaretinin istihdama yönelik olumsuz etkilerinin başında yer almaktadır.
İnovasyon ve büyümeye yönelik etkileri, aynı şekilde hak sahiplerinin taklit ve sahte ürün ticareti nedeniyle satış hacimlerinde düşüş, hak sahibi firmaların İnovasyon, yatırım ve Ar-Ge ve diğer yaratıcı faaliyetler üzerinde istekliliğinin azalmasına neden olmaktadır.
Toplumsal etkileri, Suç örgütlerinin taklit, sahte ve kaçak ticareti nedeniyle ekonomik kaynak veya gelir akışının artması ve standartların altında olan taklit ve sahte ürünlerin olumsuz çevresel etkilerinin mevcut olması ve yine taklit ve sahte ürün atıklarının olumsuz çevresel etkileri toplumsal etkilerin başında yer almaktadır.
Hükümetler üzerindeki etkileri, başta taklit, sahte ve kaçak ürün ticareti nedeniyle fikri mülkiyet hakkı sahiplerinden alınan vergilerin azalması ve bununla beraber sahte ve taklit ürün üreticilerinin, satıcılarının gerektiği gibi vergilendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle hükümetler ciddi ekonomik kayıplar yaşamakla beraber; sahte, taklit ve kaçak ticaretinin suç örgütlerini finanse etmesi nedeniyle ayrıca olumsuz yönde etkilendiği açıktır.

